Ne gariptir insan olmak
Ne gariptir insan olmak
Hiç bitmeyecekmiş gibi ömür tüketip bitecekmiş gibi dünyaya sarılmak ne gariptir…
Ne gariptir insan olmak…
Ufacık hayatlara kocaman anılar sığdırmak kocaman hayalleri ufacık hayatlara sığdırmaya çalışmak ne gariptir.
Kışın soğuğundan usanıp yazı beklemek yazın sıcağından bıkıp serinliği özlemek ne gariptir.
Her gün uykuya dalmak yemek yemek konuşmak aynı işlerin peşinde koşturmak ve bunlardan bıkmamak ne gariptir.
Her gün bir şeylere kızmak bir şeylere kafa tutmak aynı insanlara aynı sözlerle yanaşmak aynı insanlardan aynı sözlerle uzaklaşmak ne gariptir.
Aşkı bilmemek hakikate boyun eğmemek sevmemek ve sevilmemek ne gariptir…
Seçimi elimizde olmadan ilk nefesi almak bize gösterilene “anne” bize gösterilene “baba” demek bir müddet hayatın ne olduğunu anlamamak hatta sonraları o günleri dahi hatırlamamak doğmak dahası bebek olmak ne gariptir.
Her gün tebessümler saçacak kadar berrak bir kalbe ufacık şekerlemelere gözyaşı dökecek kadar masum bir yüreğe sahip olmak karşılıksız sevmek karşılıksız sevilmek sonunda yorgunluktan başka getirisi olmayan oyunlar oynamak ve dahası çocuk olmak ne gariptir.
Dünyayı küçültmek her şeye gücü yeteceğini düşünmek her şeyi bildiğini sanmak gülmeyi de ağlamayı da iyi sebeplere bağlamak biraz asi biraz dik başlı olmak sevgi aramak sevgiyi bulmak sevgide karşılık aramak sevgide karşılık bulmak adı “aşk” olan oyunlar oynamak getirisi hicran olan oyunlardan uyanmak ve dahası genç olmak ne gariptir.
Çalışmak çalışmak çalışmak ve uzun bir süre para için sağlıktan sonrasında sağlık için paradan olmak getirisi yine para ve yorgunluk olan oyunlar oynamak tam rahata erişildiği düşünüldüğünde aynada kırışığı bol bir surata bakar olmak ve dahası yaşlanmak ne gariptir.
Ne gariptir geride bir şey bırakmamak ölümü de öldürene tabi olmadan ölmek ne gariptir…
Ne gariptir insan olmak insanlığını da unutup başka şeylere kul olmak ne gariptir…
Ne gariptir yaşamak…
Ne gariptir…
-alıntıdır-
